2 Mart 2012 Cuma

Karım

Karıma, “Artık seni eskisi gibi yapamıyorum. İstersen başka erkelerle yapabilirsin” dediğimde, “Ben o iş çoktan beri yapıyorum zaten” demez mi?... 55 yaşındayım ve benden 15 yaş daha genç olan güzel karımı son zamanlarda doyuramadığımın farkındaydım. Karım daha sonra kendisini başka birine nasıl yaptırdığını oturup bana ayrıntılı bir şekilde anlattı. Birkaç ay önce, ayakkabı almak için girdiği dükkandaki tezgahtar öylesine hoşuna gitmiş ki, derhal kadınlığı sulanmış. Bir çok ayakkabıyı beğendiği halde tezgahtara sürekli yeni kutular indirtiyor, olmadık bahaneler uydurup değişik modeller istiyormuş. Tezgahtar her ayakkabı değiştirişinde eğilince karım hafifçe bacaklarını aralayıp ona beyaz baldırlarını gösteriyormuş. Tezgahtarın da eli ayağına karışıyor, bir yandan karıma ayakkabı beğendirmeye çalışırken, öte yandan da baldırlarını dikizlemeyi ihmal etmiyormuş. Karım bir ara bacaklarını öyle bir ayırmış ki, tezgahtar kırmızı külotunu rahatlıkla görebilmiş. Artık iş çığırından çıkmış; tezgahtar karıma ayakkabı giydirirken artık resmen ayaklarını okşuyormuş. Oyunun fazla uzadığını görünce de, ayakkabılardan birini sardırıp parasını ödemiş, ardından dükkandan çıkıp evin yolunu tutmuş.Bir iki dakika sonra peşinden nefes nefese koşan birinin farkına varmış karım. Geriye döndüğünde tezgahtarla burun buruna gelmiş tabii. Tezgahtar karıma yanaşıp “Hanımefendi, bizim depoda başka çeşitlerimiz de var. Dilerseniz size onları da gösterebilirim” demiş. Karım gülümseyerek delikanlının peşine takılmış. Az sonra tezgahtarla beraber dükkanın arka sokağındaki depoya gelmişler. Tezgahtar geriye dönüp karıma sarılmış ve vakit kaybetmeden elini eteğinin altına daldırıp külotunu hızla aşağı indirmiş. Karım zaten buna dünden razıymış. Arkasını delikanlıya dönüp eteğini yukarı doğru kaldırmış. Karımın kalçalarını gören tezgahtar delikanlı dimdik sertleşen sikini karımın kadınlığına dayayıp içine doğru itivermiş. Yarağı bir çırpıda karımın içine kaymış ve onu hızla yapmaya koyulmuş. Karımın dediğine göre, benim kendisini ilk evlendiğimiz yıllardaki gibi hızlı yapıyormuş delikanlı. O yüzden ikisi de nefes nefese, kan ter içinde kalmışlar. Birden depoda çocuk sesleri duymuşlar. İki üç çocuk onları seyrederek gülüşüyorlarmış. İçlerinden biraz büyük olanı, “Bakın köpekler gibi sikişiyorlar” diye bağırınca, tezgahtar başını geriye çevirip, “Defolun piçler, yanınıza gelirsem sizi de böyle sikerim” diye bağırmış. Büyük olan çocuk da, “Nah sikersin. Babam seni yakalarsa aynen böyle siker” diye bağrışarak kaçışmışlar. Karım elleri duvara dayalı, baygın gözlerle, “Devam et!... Durma... Bırak şimdi çocuklarla uğraşmayı da işimize devam edelim...” demiş. Bunun üzerine tezgahtar delikanlı karımın kalçalarına daha sıkı sarılıp onu düzmeyi sürdürmüş. Karım düzülmekten öylesine çok zevk almış ki, zaman zaman başını geriye çevirip delikanlının dudaklarını öpüyormuş. Nihayet her ikisi de boşaldıktan sonra rahatlayıp yere çökmüşler.O günden sonra karım sürekli olarak tezgahtar delikanlıyla buluşup kendini ona düzdürüyormuş. Karımın anlattıkları bana doping gibi gelmişti. Tezgahtarla düzüşmesini anlattıkça aletim kabarmıştı. Fermuarımı açarken karıma soyunmasını söyledim. Karım bir saniye içinde külotunu çıkarıp önümde domalmıştı bile. Bembeyaz göt yanaklarına yapışıp aletimi kadınlığına yerleştirip içine daldırdım. Demek ki artık benim de bir ortağım vardı. Karım arada bir ona gidip kendini düzdürüyordu. Arkasında gidip gelirken karıma bunu söylediğimde o zevkten hıçkırarak, “Evet kocacığım, karını düzdüler. Hem de çok genç bir çocuk onu defalarca becerdi” diye cevap vermişti. Aletimi içinde oynatırken, “Tezgahtar kalçalarını seyrederken kim bilir ne kadar zevklenmiştir” diye sorduğumda, “Karını pompaladı durdu kocacığım. Onu yedi yedi de bir türlü bitiremedi” diye cevap vermişti. Bu konuşmalar beni iyice doruğa çıkarmış, aletim sopa gibi sertleşmişti. Yıllardır böylesine sertleşmemiştim. Nefes nefese kalmıştım. Düzmeye devam ederken karımın kulağına eğilip, “Tohumlarını da içine akıttı mı karıcığım? Anlat kocana güzelim...” deyince, karım titreyen sesiyle, “Evet erkeğim... Genç adam karını defalarca spermleriyle doldurup aldığı zevkten titredi. Onu zevk doruklarına çıkardı karın. Oh Tanrım!... Ben bir orospuyum... Bana orospu diyebilirsin artık...” dedi. Ardından da hıçkırarak ağlamaya başladı. Karımın yaptıklarından rahatsız olduğunu, zevk almış olsa bile şimdi vicdan azabı duyduğunu anlayarak bir an durdum. İçinden çıkmadan uzanıp sırtını öptüm bir süre. Elerimle de memelerini okşuyordum. “Önemli olan senin yeniden doğmuş olman hayatım. Seni kim düzerse düzsün, kaç kişi yaparsa yapsın. Sen yine benim biricik karımsın” diyerek onu sakinleştirmeye çalıştım. Söylediklerimi duyan karım pelte gibi gevşemiş, yere yayılmıştı. İnler gibi, “Ah kocacığım, sen çok iyisin. Başka birisi olsa bu durumda karısını evden kovar, boşamaya kalkar. Halbuki sen, ne kadar da anlayışlısın...” dedi. Boynunu ve sırtını öpmeye devam ederken, “Sen benim yirmi iki yıllık karımsın. İstersen cümle alemle düzüş, yine seni boşamam. Seni her halde kabul ederim çiçeğim. Hem farkında mısın, anlattıkların beni ne kadar tahrik ediyor? Nasıl da sertleştim birden?” dedim. Karım içinde aletimi hafif hafif oynatırken inlemeye, bu sefer zevkten hıçkırmaya başlamıştı. Karım ikinci orgazmını yaşarken, ben de uzun zamandır tatmadığım bir zevk sarhoşluğuyla içine boşalıyordum.Ertesi gün kahvaltı ederken, karıma delikanlıyı eve getirmesini söyledim. Karım bunu duyunca çok sevinmiş, çılgın gibi boynuma sarılırken, “Hemen bu akşam olur mu?” diye sormuştu. Pijamamdan sertliği iyice belli olan aletimi zevkle okşarken, “Tabii, hemen getir onu...” dedim. Akşam delikanlıyla elele eve geldiklerinde heyecandan yüreğim ağzıma gelmişti. Zafer gerçekten bir hayli yakışıklıydı. Esmer, atletik vücutlu, siyah kısa saçlı, heyecanlı birsiydi. Heyecanlı, daha çok endişeli olduğu her halinden belli oluyordu. Karım, “Onu bize gelmeye çok zor razı ettim. Hele senin evde olduğunu duyunca öyle bir direndi ki görmeliydin” dedi. Zafer'e bir sigara ikram ettim. Ben de onun kadar heyecanlıydım elbette. Kanepede yanına otururken, “Ne var bunda endişelenecek? Biz modern bir aileyiz. Karıma zevk verenleri tanımak benim de hoşuma gider” dedim. Delikanlının biraz rahatladığını görüyordum. Şimdi gözlerini, yemek masasını hazırlayan karıma dikmiş, bakışlarıyla yemeğe başlamıştı bile. Yemekten sonra üçümüz birlikte yatak odasına geçince, karım soyunmaya başladı. Zafer'e dönüp, “Belki benden rahatsız olursun. İstersen dışarı çıkayım” dedim. Zafer kolumdan tutup “Yok dayı, madem zevk alıyorsun, burada kalabilirsin. Kal da gör karını nasıl düzüyorum” dedi. Vakit geçirmeden karımı yatağa sırtüstü yatırıp bacaklarını omzuna aldı ve onu adeta iki büklüm yaptı. Kocaman aletini de kadınlığına daldırıp dikiş makinesi gibi düzmeye başladı. Karım aldığı zevkten dişlerini sıkmış, boğuk sesle çığlıklar atmaya çalışıyordu. Genç adam gerçekten çok hızlıydı, ben onun yanında kağnı arabası gibi kalırdım. Karımın gözümün önünde düzülmesi öylesine hoşuma gitmişti ki, aletim olağanüstü şişmiş, sertleşmiş, sancımaya başlamıştı. Zafer'in işini bir an önce bitirip karımın üzerinden kalkmasını sabırsızlıkla bekliyordum. Nihayet biraz sonra, delikanlı kasılarak spermlerini karıma boşaltıp çekilir çekilmez pantolonumu çıkartıp, karımın boşalan yerine yerleştirdiğim aletimi kadınlığının derinliklerine daldırdım. Zafer, “Hadi dayı iyisin, daracık deliği senin için genişletip bir güzel yağladım. Bitir bakalım işini” dedi. Ben karımın içinde zevkle gidip gelirken birden kalçalarımın okşandığını hissederek irkildim. Zafer, “Yahu dayı senin paket de fena değil hani” diyerek okşamaya devam ediyordu. Anlaşılan karımın genç arkadaşı kıçıma göz koymuştu. Birden, “Çek elini!...” diye bağırdım. Zafer, “Tamam dayı, bu sefer olmazsa olmasın. Bir başka sefere deneriz” dedi. Oğlanın hareketleri hoşuma gitmemişti. Aletim bu tatsızlıktan dolayı neredeyse pörsüyecekti. Zor bela karımın içine boşaldım. Sinirlenmiştim, kalkıp banyoya gittim. Banyodan dönerken, karının hafif sesle çığlık attığını duydum. Yatak odasına girdiğimde, Zafer karımı dört ayak pozisyonuna getirmiş, kadınlığına üç parmağını sokarak genişletmeye çalışıyordu. Karım arada bir itiraz edince de baldırlarını, kalçalarını çimdikliyor, tokat atıyordu. Nerdeyse bütün elini sokacaktı karımın o güzel kadınlığına. Karım duyduğu acıdan yüzünü buruşturuyordu. Zafer şimdi de dördüncü parmağını sokmuştu. Karım acıyla karışık zevk alıyordu. Benim geldiğimi fark eden delikanlı, “Görüyor musun dayı, karının amına elim sığıyor. Sen en iyisi onu bir ata siktir de ateşi sönsün” dedi. Oğlan gittikçe kabalaşıyordu. İş zevk alma boyutun çoktan geçmişti. Karımı ona düzdürdüğüm yetmezmiş gibi bir de hakaret ve kabalıklarına katlanamazdım. Dolaptaki tabancamı aldım, doğruca Zafer'in yanına gittim. “Kalk ulan ayağa!...” dediğimde, elimdeki tabancayı gören delikanlının aklı çıkmıştı. Yüzü bembeyaz olmuştu. Karım inliyor, Zafer'in biraz önce elini sokmaya çalıştığı kadınlığını ovuşturarak, korku dolu gözlerle bana bakıyordu. Zafer durumu anlamıştı, hızla giyindi ve anında evden fırladı... Kapıyı kilitleyip yatak odasına geri döndüğümde, karım yatakta beni bekliyordu. Yanına uzanırken, “Bir daha düzüşeceğin erkekleri dikkatli seç...” dedim. Karım dudaklarıma yumulurken, “Sen bir tanesin hayatım!...” dedi.

0 yorum:

Yorum Gönder

 
© 2013 erotik sex hikaye | Designed by Making Different | Provided by All Tech Buzz | Powered by Blogger